Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Español - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
phasmatidae
branded articles
darning needles
case harden
narrow place
surface charge effect
potential life
class architectures
die adapter
by implication
backup procedures
peaking transformer
bad day
Maskierer
load column
flash harden
flat white
mand
flammable solids
steering ratio
capacity management
open-entry contact
Natriumpyrosulfit
retardatory
bending tests
keep someone
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Historia
Frases
Significados de
"keep someone"
con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
keep someone at arm's length
v.
birinin samimi olmasına izin vermemek
2
General
keep someone at arm's length
v.
biriyle samimi olmamak için ona çok mesafeli davranmak
3
General
keep someone at bay
v.
birini sindirmek
4
General
keep someone at arm's length
v.
birini pek yaklaştırmamak
5
General
keep someone company
v.
birini yalnız bırakmamak
6
General
keep something a secret from someone
v.
bir şeyi birinden saklamak
7
General
keep someone waiting
v.
birini bekletmek
8
General
keep someone under surveillance
v.
birini sürekli olarak gizlice izlemek
9
General
keep someone from doing something
v.
birini bir şey yapmaktan alıkoymak
10
General
keep someone at bay
v.
birini korkutarak yaklaşıp zarar vermesini önlemek
11
General
keep someone advised of
v.
haberdar etmek
12
General
keep someone in suspense
v.
merakta bırakmak
13
General
keep someone away
v.
birini uzak tutmak
14
General
keep someone guessing
v.
birini doğru dürüst haberdar etmemek
15
General
keep someone engaged
v.
birini meşgul etmek
16
General
keep someone advised of
v.
birini bir konuda bilgilendirmek
17
General
keep someone company
v.
birine refakat etmek
18
General
keep someone at a distance
v.
birine soğuk davranmak
19
General
can't keep one's eyes off someone
v.
bakmaya doyamamak
20
General
keep someone unaware
v.
habersiz bırakmak
21
General
keep someone waiting
v.
beklemeye almak
22
General
keep on running down (someone)
v.
diline dolamak
23
General
keep an eye on (someone)
v.
dikkat etmek
24
General
keep looking at someone every so often
v.
durup durup bakmak
25
General
keep someone wait a long time
v.
çok bekletmek
26
General
keep someone wait for a while
v.
az bekletmek
27
General
keep someone on the forefront
v.
gözönünde tutmak
28
General
keep someone at a distance
v.
pas vermemek
29
General
keep someone without food and water
v.
aç susuz bırakmak
30
General
keep someone captive
v.
esir tutmak
31
General
keep someone on the hop
v.
diken üstünde tutmak
32
General
keep someone under observation
v.
müşahede altında tutmak
33
General
keep someone out of harm's way
v.
kötülüklerden uzak tutmak
34
General
keep someone under observation
v.
gözlem altında tutmak
35
General
keep someone on one's feet
v.
ayakta durmasına neden olmak
36
General
keep someone in ignorance
v.
cahil bırakmak
37
General
keep someone on one's feet
v.
ayakta tutmak
38
General
keep someone under one's thumb
v.
sıkı denetim altında tutmak
39
General
keep one's distance (from someone)
v.
resmiyeti korumak
40
General
keep on talking with someone
v.
görüşmeye devam etmek
41
General
keep on seeing someone
v.
görüşmeye devam etmek
42
General
keep someone in shape
v.
birini zinde tutmak
43
General
keep someone alive
v.
birini canlı tutmak
44
General
keep someone busy in vain
v.
birini boşuna oyalamak
45
General
keep someone in power
v.
bir kimseyi iktidarda tutmak
46
General
keep interrupting someone
v.
birinin sözünü kesmeye devam etmek
47
General
keep interrupting someone
v.
birinin sözünü kesip durmak
Phrasals
48
Phrasals
keep on someone about something
v.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
49
Phrasals
keep at someone about something
v.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
50
Phrasals
keep after someone about something
v.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
51
Phrasals
keep on someone about something
v.
başının etini yemek
52
Phrasals
keep after someone about something
v.
başının etini yemek
53
Phrasals
keep at someone about something
v.
başının etini yemek
54
Phrasals
keep someone still
v.
ses çıkarmasını engellemek
55
Phrasals
keep someone still
v.
konuşturmamak
56
Phrasals
keep someone still
v.
hareket ettirmemek
57
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
58
Phrasals
keep at someone (about something)
v.
başının etini yemek
59
Phrasals
keep at someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
60
Phrasals
keep after someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
61
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
62
Phrasals
keep after someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
63
Phrasals
keep at someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
64
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
başının etini yemek
65
Phrasals
keep after someone (about something)
v.
başının etini yemek
66
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) fiziksel mesafeyi korumak
67
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) uzak durmak
68
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) fiziksel mesafesini korumak
69
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) mesafeli durmak
70
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(bir şeye) engel olmak
71
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(bir şeyin) yapılmasını engellemek
72
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(bir şeyden) uzak durmak
73
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) uzak tutmak
74
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) mesafeli durdurmak
75
Phrasals
keep away (from someone or something)
v.
(bir şeyden) kaçınmak
76
Phrasals
keep (someone) down
v.
(birinin) potansiyelini bastırmak
77
Phrasals
keep (someone) down
v.
(birinin) önünü kesmek
78
Phrasals
keep (someone) down
v.
(birini) bastırmak
79
Phrasals
keep (someone) down
v.
(birinin) ilerlemesini engellemek
80
Phrasals
keep someone or something in with someone or something
v.
birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanına yerleştirmek
81
Phrasals
keep in with (someone)
v.
(biriyle) birlikte bir yerde tutmak
82
Phrasals
keep in with (someone)
v.
(biriyle) arasını iyi tutmak
83
Phrasals
keep someone or something in with someone or something
v.
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle yan yana koymak
84
Phrasals
keep someone or something in with someone or something
v.
birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanında tutmak
85
Phrasals
keep someone or something in with someone or something
v.
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle beraber tutmak
86
Phrasals
keep in with (someone)
v.
(birinin) yanından ayırmamak/dışarı çıkarmamak
87
Phrasals
keep in with (someone)
v.
(birinin) yanında bir yerde tutmak
88
Phrasals
keep someone or something in with someone or something
v.
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle aynı yere koymak
89
Phrasals
keep in with (someone)
v.
(biriyle) arkadaş kalmak
90
Phrasals
keep someone or something in with someone or something
v.
birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle tutmak
91
Phrasals
keep in with (someone)
v.
(biriyle) ilişkileri devam ettirmek/iyi tutmak
92
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birini çalışan olarak tutmaya devam etmek
93
Phrasals
keep someone or something under something
v.
birini/bir şeyi bir şeyin altında tutmak
94
Phrasals
keep something with someone
v.
bir şeyi birine bırakmak
95
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birinin düşmeden bir şeyin üstünde durmasını sağlamak
96
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
biri için birini/bir şeyi korumak
97
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
biri için birini/bir şeyi muhafaza etmek
98
Phrasals
keep (something) for (someone or something)
v.
(biri/bir şey için bir şey) ayırmak
99
Phrasals
keep someone or something under something
v.
birini/bir şeyi bir şeyin altında bulundurmak
100
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
birinin yerine biriyle/bir şeyle ilgilenmek
101
Phrasals
keep someone or something under something
v.
birini/bir şeyi bir şeyin altında depolamak
102
Phrasals
keep (someone or something) for (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi biri/bir şey) için korumak
103
Phrasals
keep with (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) görüşmeye devam etmek
104
Phrasals
keep someone or something under something
v.
birini/bir şeyi bir şeyin altında gizlemek
105
Phrasals
keep with (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) görüşmek
106
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
biri için birinin/bir şeyin bakımını üstlenmek
107
Phrasals
keep with (someone)
v.
(birine) emanet etmek
108
Phrasals
keep with (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) yanında durmaya devam etmek
109
Phrasals
keep (someone or something) for (someone or something)
v.
(birine/bir şeye biri/bir şey) için bakmak
110
Phrasals
keep with (someone)
v.
(birinin) yanında/yanına bırakmak
111
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birini çalıştırmaya devam etmek
112
Phrasals
keep (someone or something) for (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi biri/bir şey) için saklamak
113
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
biri için birine/bir şeye bakmak
114
Phrasals
keep with (someone)
v.
(birinin) gözetimine/bakımına bırakmak
115
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birinin bir şeyin üzerinde kalmasına yardım etmek
116
Phrasals
keep with (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) birlikteliğini/arkadaşlığını devam ettirmek
117
Phrasals
keep (something) for (someone or something)
v.
(biri/bir şey için bir şeyi) elinde tutmak
118
Phrasals
keep something with someone
v.
bir şeyi birine emanet etmek
119
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
birini/bir şeyi biri için elinde tutmak
120
Phrasals
keep (someone or something) for (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi biri/bir şey) için tutmak
121
Phrasals
keep someone or something by someone
v.
birini/bir şeyi birinin yanında tutmak
122
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine bir şeyi yapması için sürekli dırdır etmek
123
Phrasals
keep something with someone
v.
bir şeyi birinin yanına/yanında bırakmak
124
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
biri için birine/bir şeye göz kulak olmak
125
Phrasals
keep someone or something under something
v.
birini/bir şeyi bir şeyin altında saklamak
126
Phrasals
keep something with someone
v.
bir şeyi birinin gözetimine/bakımına bırakmak
127
Phrasals
keep with (someone)
v.
(birine) bırakmak
128
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
birini/bir şeyi birine ayırmak
129
Phrasals
keep someone or something under something
v.
birini/bir şeyi bir şeyin altında muhafaza etmek
130
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birini bir şeyi yapması için sürekli teşvik etmek
131
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birinin bir şeyi yapmasını sürekli hatırlatmak
132
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birinin başının etini yemek
133
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
birinin yerine birine/bir şeye bakmak
134
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
birini/bir şeyi biri için saklamak
135
Phrasals
keep someone or something for someone
v.
biri için birini/bir şeyi tutmak
136
Phrasals
keep (someone or something) for (someone or something)
v.
(birine/bir şeye biri/bir şey) için göz kulak olmak
137
Phrasals
keep (someone or something) for (someone or something)
v.
(birine/bir şeye biri/bir şey) için sahip çıkmak
138
Phrasals
keep ahead (of someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) önünde tutmak
139
Phrasals
keep after (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
140
Phrasals
keep at (someone)
v.
yapması için (birine) dırdır etmek
141
Phrasals
keep after (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) sürekli yapması için dırdır etmek
142
Phrasals
keep at (someone or something)
v.
(bir şeyin) üzerine gitmek
143
Phrasals
keep at (someone)
v.
(birini) sürekli motive etmek
144
Phrasals
keep after (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sürekli teşvik etmek
145
Phrasals
keep at (someone)
v.
(birinin) peşini bırakmamak
146
Phrasals
keep after (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sürekli motive etmek
147
Phrasals
keep at (someone)
v.
(birini) sürekli teşvik etmek
148
Phrasals
keep at (someone)
v.
(birinin) başının etini yemek
149
Phrasals
keep after (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) peşini bırakmamak
150
Phrasals
keep ahead (of someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) önünde olmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of keep someone
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy